Category Archives: Günlük

2011 Resim Galerisi

Sizler için Alanya , Yalova ve İznik’teki bahçelerden ilginç olabileceğini düşündüğüm fotoğraflar derledim.

Beğeneceğinizi ümit ediyorum

Saygılarımla

Tropikmeyveci

Sugar_Apple

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yıldız Meyvesi, Kahve, Naranjila , Budanın Eli ve diğerleri

Alanya’ daki tropikal bahçelerden fotoğraflar.

Beğeneceğinizi ümit ediyorum. Gördüğünüz gibi Kahve, Yıldız Meyvesi ülkemizde rahatlıkla yetişebilecek harika tropikal ağaçlar. 

Saygılarımla

Tropikmeyveci

Yıldız Meyvesi - Carambola

Bundan sonraki planlarım üzerine

 

ak

Bu yazı 42 yıllık yaşamımın son 20 yılının bir özeti olacak bu nedenle sadece sitedeki teknik bilgilerle ilgili değerli ziyaretçilerim dilerlerse bu uzun yazımı okumayabilirler, çünkü bu yazıda daha çok kendimle ilgili bilgileri, tecrübeleri ve duygularımı yazmaya çalışacağım.


Yoğun geçen Haziran ayının ardından

Çok yoğun gecen bir ay oldu Haziran.
Zararlılarla mücadele her zamanki gibi çok zamanımı aldı. Bir zararlıyı tam yokettigimi düşünürken, hemen yerini bir diğeri alıyor. Bir elma ağacinda önce yaprak biti, sonra iç kurdu, daha sonra pamuklu bit. Bitmeyen bir senfoni gibi.
Keşke doğanın daha az tahrip edildiği bir yerde olsaydım diye içimden geçmiyor değil.
Cocukluğumda böyle şeyler hic görmezdim. Çünkü bizim köyde hiç zirai ilaç veya gübre kullanılmazdı.

Haziran 2010 – Otomatik Sulama Sistemi çalışmaları


Otomatik Sulama Sistemi

 

Bu yıl gerçekleştirmek istediğim en önemli altyapı projesi, bahçe sınırlarının büyük bir kısmını tel ile çevirmekti. Geçen yıllarda bahçenin yaklaşık 2 dönümlük bir alanını tel örgü ile kapatabilmiştik fakat artık 2 dönümlük alanda ağaç dikecek ve sebze yetiştirebilecek alan kalmayınca mecburen bahçenin 2,5 dönüm kadar bir kısmını daha tel ile kapatmaya karar verdim.

Öncelikle tel örgü yapıp daha sonra bir meyve bahçesi kurmayı planlamış iken yaklaşık 100 tane değişik tür meyve fidanını Şubat-Mart aylarında bahçeye dikimini yaptım (Daha önceki yazılarımda belirtmiştim ama tekrar söyleyeyim; Yeni bahçeyi bilinen meyve türlerinden tesis ettim. Tropik ve sıradışı ağaçların bir kısmı eski bahçede yer almakta. İleriki günlerde bahçenin geri kalan kısmını ise yeterli sayıda çoğalttığım anda Feijoa, Pawpaw,White Sapote ve Şahdutlardan oluşturmak en büyük hayalim ).

Neyse tekrar konuya dönersek, yağmurlu geçen bahar ayları nedeni ile de tel örgü yapmak için Haziran ayını beklemek durumunda kaldık.

Tel örgü gecikince mecburi olarak 2.bahçe için damlama sulamayı da kurduk. Sanırım Haziran 2. haftasında tel örgü de bitince biraz rahat nefes almak mümkün olacak.

Bahçeye her hafta gidiyorum fakat iş yoğunluğumdan dolayı gidemediğim haftalar sulama problemi olduğu ve bahçeye şimdilik bakan kimse de olmadığı için otomatik sulama yapabilecek bir sistem arayışına girdim. Nihayet araştırmalarım sonucunda belirlediğim Dijital Sulama Kontrol üniteleri ve selenoidleri satın almaya karar verdim. Araştırmalar ve uzman arkadaşların tavsiyeleri doğrultusunda otomatik sulama ekipmanları konusunda en kaliteli markaların Hunter ve Rainbird olduğunu öğrendim. Bunun dışında Çin yapımı birçok Kontrol ünitesi de bulmak mümkün.

Şu anda Sebzeler için ve birinci ve ikinci meyve bahçeleri için olmak üzere 3 ayrı alanı sulamam  gerekiyor. Bunu, tek kontrol kutusu kullanarak yapmak mümkün ama ben 3 ayrı kontrol ünitesi ile yapmaya karar verdim. Her üniteyi ayrı ayrı programlayarak haftanın belirli günleri, istenilen sürede  sulamayı çalıştırmak mümkün olabiliyor. Sebzeleri hemen hemen hergün sulamak gerekiyor iken Meyve bahçesini ağaç büyüklüğüne göre 2-3 gün veya 1 hafta aralıklar yeterli olabiliyor.

 

Herşey yolunda değil!

 

Bahçede her zaman işler yolunda olmayabiliyor. Bazen bahçeden fotoğrafları sizlerle paylaşıyorum ama bu genelde doğanın güzel yönlerini yansıtmakta. Aslında olumsuzlukları da anlatmak istiyorum hatta müsait olduğumda resimleri de ekleyeceğim.

Meyve bahçesinde günler börtü böcek ve ağaçları savunmaya ve korumaya çalışan benim aramda bir savaş şeklinde geçiyor. Bulunduğum çevrede yıllardır tarımsal ilaçlama yapıldığı için doğanın dengesi sanırım az da olsa bozulmuş. Ağaçların o kadar çok düşmanı var ki! İnanın benim o kadar düşmanım olsa bu dünyada bir dakika barınamazdım herhalde ! Yaprak biti, pamuklu bit, danaburnu, salyangoz, sümüklü böcek vs. o kadar güzel bir harmoni yakalamışlarki ! birisi gidiyor diğeri onun yerini devralıyor ama heryıl bu tekrar eden can sıkıcı bir döngü maalesef. Bahçe büyük olduğu için doğal mücadelenin pek de işe yaramadığını söylemeliyim. Küçük bir bahçe olsaydı Uğur böceklerini çoğaltır ve yaprak bitlerine karşı kullanabilirdim 🙂  Bir hafta bahçeye uğramasam manzara bazen iç karartıcı olabiliyor, Elmalar içkurdu, Şeftali , Badem, ve Armut ağaçları yaprak bitlerinin saldırısında talan edilmiş. Özellikle Elmanın o kadar çok düşmanı var ki! Yine Zeytinlerde de mücadele zamanlarını kaçırınca neredeyse her yaprağı börtü böcek işgal ediyor. Burada daha önceden koruyucu tedbirleri almak önem kazanıyor. Bahsettiğim konuların hepsi için sayfalar dolusu yazı yazmak mümkün ama ben kısa keseyim.

Bu sene maalesef geçen seneler çok mücadele verdiğim Yer Köpeklerinin zararlı etkilerini daha iyi anladım!  2 tane 5 yıllık İncir ağacının köklerini yemişler ve farkedemedik.

Ayrıca bir tane Üvez ağacım nedenini anlayamadığım şekilde kurudu. Yine bir tane de Şeftali ağacım maalesef kurudu. Tabiiki 2 hafta sulanmadığı için kuruyan küçük saksılardaki 50 tane minik leylandi beni inanılmaz üzdü. Bu anlatılmaz bir duygu gerçekten.

Bir yıl çok iyi  gelişen bir ağaç diğer yıl yerinde sayabiliyor. Hatta aynı zamanda dikilen iki adet Naşi fidanından birisi çok iyi gelişirken diğeri 2 yıldır 1 cm bile gelişmedi. Hünnap ağaçlarımın da 3 senedir hiç gelişmediğini gözlemledim.  Bunların nedenleri ve çözümleri için araştırmalarım tabiiki devam edecek. Evet herşey insanın istediği gibi olmuyor, zaten böyle bir beklentim de yok aslında.

 

 

 

 

 

Sebze Zamanı !

Bu ay, ağaçların bakım işlemlerinin yanında sebze fidelerinin viyollerde çimlendirilmesi ve dikimi konusunda çok yoğun çalışmalarla geçti. Çok yağmurlu bir sezon geçirdiğimizden birçok sebze ve fidenin dikim işlemini geciktirdik çünkü toprak çok nemli olduğundan, tohumların çürümesi tehlikesi vardı.

Nisan’ ın ilk haftası iki arkadaşımın gönderdiği toplam 40 kadar Enginar fidesini bahçede sebze için ayırdığım kısma diktim. Sebzecilik ,özellikle de Enginar konusunda acemilik olduğu için sanırım biraz sık dikmişim.  Bir Enginar hayranı olarak neden bu kadar yıl geç kalmışım üzüldüm gerçekten.

Bu sene bir arkadaşımdan aldığım 15′ e yakın Fasülye çeşidi, Patlıcan , Salatalık 6-7 çeşit domates , 2 çeşit karpuz ve 10 çeşit kabak tohumu çimlendirdim. Nisan’ ın son haftasında toprağa şaşırtmayı planlıyorum. Maalesef dolmalık biber fidesi ve tohumunu satın almayı atlamışım.

 

2010 İlkbahar Planlarım

Bu sene mevcut bahçeme ek olarak yaklaşık 2 dönüm alana daha çeşitli meyve ağacı diktim. Ön hazırlıklar geçen Aralık ayında başladı. Öncelikle traktör ile sürülen bahçeye 2 traktör bekletilmiş koyun gübresi atıldı. Ticari beklentim olmadığı için mümkün olduğunca bütün yıl boyunca her ay birden fazla türden meyve alabilecek şekilde tasarladım.  Tabii ağaçları dikerken muhtemel hastalık bulaşma riskine karşı bazı türleri uzak noktalara diktim. Mesela Elma ve Armutu ağaçlarının komşu olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında Kiraz ağaçlarını dikerken hafif eğimli ve su tutmayan bir yer seçtim.

Mayıs ayından Eylül ayına kadar tüm yaz boyunca Şeftali yemek mümkün olacak. Yaklaşık 10 değişik Şeftali türü var şu anda. Maalesef Şeftalide çok yağmurlu yıllarda mantar vb. problemlerden dolayı verim almak çok zor. Gerçekten de ilaç kullanmadan Şeftali yetiştirmek neredeyse mümkün değil.

Bunun dışında 10 değişik çeşit kiraz fidanından 18 tane diktim. Maalesef Maxma veya diğer yarı bodur anaç bulamadığımdan klasik anaç kullandım.  Belki birçok meyve ağacı için bu terimi kullandığımı göreceksiniz ama benim en sevdiğim meyve ve ağacı kirazdır  Embarassed

Elma ise bulunduğum iklimde en iyi yetişen meyvelerden birisidir. Bu nedenle dünyanın birçok yöresinden yaklaşık 20 değişik tür elma var bahçede. Her türden en az 2 tane olduğuna göre yaklaşık 40-45 tane ağaç daha diktim bu yıl. Elma deyip geçmeyin en zor yetiştirilen meyvelerdendir ve düşmanı hiç eksik olmaz.

Ağaçları seçerken önemli türlerin yanında , özellikle ülkemize has türleri yetiştirmeye de çalışıyorum.

Gelelim Eriklere; Erik geç don probleminden dolayı bulunduğum bölgede yetiştirmek oldukça riskli ama yine de 10 tane kadar bahçede mevcut.

Trabzon Hurması her zaman olmazsa olmaz ağacımdır. 3 tane çikolatalı 1 adet de yabani Trabzon Hurması var (Döllemek ve gerçek çikolatalı hurma olması için)

Nar ise çekirdekli ve çekirdeksiz olmak üzere 2 türden 4 adet var.

Şahdutları söylemeye gerek yok sanırım.

Armutlarda daha çok yerli türlere yöneldim.

Muşmulayı da ihmal etmedim tabii.

Laz Kirazı ve birkaç tane bademi de saymam gerekiyor.

En son olarak da yaklaşık 10 tane Ahududu ve böğürtlen çeşidi  de bahçedeki yerlerini aldılar.

Artık bilinen meyve türlerinden , meyve ağacı dikmeyeceğim.

 

Bu sene sebzecilik yönünden de çalışmalarım olacak.

Özellikle Enginar ve Fasülye ye önem vereceğim. Bunun yanında Nohut, Bakla ve Bezelye için de bir bölüm ayırdım.

Sebzeler ile ilgili planlarımı bir sonraki yazımda anlatmayı planlıyorum.

 

2010 Kışı ve Etkileri

Artık bahçe ile ilgili günlük olayları bu başlıkta yazmak istiyorum.

Bunun birçok sebebi var; Bunlardan en önemlisi ise çok önemli teknik bilgilere ihtiyacı olan değerli ziyaretçilerimin günlük yazılar ile vakit kaybetmelerinin önüne geçmek. Bunun yanında , eğer kişisel olarak tropikmeyveci’ nin bahçesi için neler yaptığını, nasıl yaşadığını öğrenmek isterseniz “Günlük” menüsünü kullanabilirsiniz.

 

2010 kış mevsimi benim ve bahçedeki ağaçlar için çok zor geçti. Gerçekten çok soğuk ve karlı bir sezon geçirdik. Bundan dolayı, sıcak iklimlerde yetişen birçok ağacım zarar gördü. Ama iyi tarafından bakarsak , belki de bu durum gelecekte zaman kaybetmemi önledi.

Bazı ağaçların Yalova iklimi için dış ortamda yetişmesinin çok zor olduğunu, ciddi ısıtmalı sera gerektiğini gördüm. Evet gelelim bazı ağaçların durumuna;

Çikolata Meyvesi ağacı maalesef kışa dayanamadı ve dondu. Keşke 1 yıl daha iç ortamda kalsaydı diye hayıflanmışımdır. Ama inancım o ki güney illerimizde rahatlıkla yetişebilecek bir ağaç.  Denemekten vazgeçmemekle birlikte hevesimin kırıldığını söyleyebilirim. Belki de başka soğuğa dayanıklı bir tür bulmam gerekecek.

Barbados Kirazı Evet en sevdiğim meyvelerden birisi fakat 3 derecenin altında yaşaması çok zor. Kazık kök yaptığı için saksıda da zor yetişebileceğini düşünmüyorum. Soğuktan zarar gördü ama hala gövdesi canlı. Şu anda serada ve ümitle tekrar canlanmasını bekliyorum.

White Sapote Geçen Aralık ayında ilk White Sapote ağacımın meyvesinin tadına bakma mutluluğuna erişmiştim. Gerçekten harika bir duygu idi, anlatamam. Ama maalesef diğerlerinden daha dayanıklı olmasına rağmen o da zarar gördü ama iyi haber ise şu anda tekrar tomurcukları belirdi ve inanıyorum ki gelecek sene çok daha dayanıklı olarak dış ortamda kışı geçirebilecek seviyeye gelecektir. Artık White Sapote’ ye daha fazla önem vereceğim.

Guava Maalesef Dış ortamda bir kış mevsimi geçiren Sarı Guavalarımdan birçoğu Yer Köpeği kurbanı oldu. Nedense bu hayvanlar bu ağacı nerede olsa bulup köklerini yiyorlar. Çok sert kış şartlarında soğuktan donarak zarar gördüler ama şu anda dipten yeni sürgünler veriyorlar. Çilek Guavaları sanki soğuğa daha dayanıklı.

Liçi Dış ortamda ancak güney illerimizde yetişebilecek bir ağaç.